Saturday, May 31, 2014

KİM DEMİŞ GİDECEK BAŞKA YER YOK!

Güzel'i gördükçe, güzel'e kafa yordukça...zihnen de hissen de hatta bedenen ve simaen  de güzelleşmemek mümkün mü! salih bir devrana dahil ettin de kendini, O seni eracife mi itti!

İstikrarla, dikkatle, titizlikle hayra kafa ve gönül yorsana...her dem hayrın izini sürmek, bir başka güzelliğe vesileler aramak...her dem "helmin mezid" aşk u şevkiyle yeni yeni limanlara yelken açmak "gaybet" kalesine iltica edip, burçlarında hürriyet bayrağını dalgalandırsana...

Kötü'ye eğer saplanır kalırsan, şerre, çirkine, eracife salarsan kendini; duygu ve düşünce bahçelerinde nasıl tomurcuklansın güller, laleler...
Nasıl inşirahla dolsun için dışın, nasıl şevkle pervaz etsin saadet semalarında... 
Tamam benim gibi hayal-perest olamazsın biliyorum, ama ne bu gercekçi olma saplantısıyla yüzüne oturttuğun o abus maske...
Sana söylediğim sadece gaflet vadilerinde  boğulmadan, sorumluluklarını  fevtedip de kendini elem ve üzüntü gayyalarına salıvermemen...şöyle aşk şevk suyuyla bir abdest alman ve yerinden doğrulman bir kez daha...

...şu anda sahip olduğunun, mesela bir nefes sıhhatin, kadr u kıymetini bilmen. Hani alimler bidikleriyle amel edince ilimleri artarmış ya, arifler de sahip olduklarına şükür ve hamdleriyle hem mana hem de madde alemlerinin sultanı olurlarmış ya... sen sultanı olacağın şeylerin kölesi gibi davranırsan nasıl azını çok edeceksin!

Korkuların, endişelerin, ataletin ve bikarar düşüncülerin seni senden uzaklaştırdıkça uzaklaştırıyor...

Niyetin gücü malum. "Niyet ve nazar, eşyanın mahiyetini değiştirir" diyor Usta. Madem ki her şeyin bir imtihan olduğuna inandığını söylüyorsun şu ölümlü dünyada, öyleyse başa gelenin keyfiyetinden çok, başa geleni senin nasıl alımladığının, yorumladığının daha önemli olduğuna da biraz kafa yoracaksın. 
velhasıl, aynı odanın içinde atalet ve nedamet hisleriyle ah u vah etmeyi bırakmanın zamanı geldi işte ŞİMDİ. 
Sakın deme gidecek yer mi var! baksana kapı ardına kadar açık.