Thursday, October 9, 2014

ŞU SONBAHAR GEÇMESE

Yahya Kemal gibi diyesiyim: Ah şu günler kısalmasa yollu iç geçirirmiş ya üstad.
Yaz geçti, sözümüz yok. Ama bari şu muhteşem Kanada sonbaharları elimden kayıp gitmese.
Allahın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok. İşim başımdan aşkın olduğundan bu aralar, disari cikamiyorum.
Söyle dışarı çıkıp, kızaran sararan ağaçlara sarılmak istiyorum oysa , uçuşan kazların sesine karışmak, sararan yaprakları koklamak...sonra resim çekmek..
Artık evlerin ısısını açar olduk.
Havalar serinledi.
Gunler kisaldikca kisaldi.
Yağmurlar arttı.
Dereler tekrar çağıldamaya başladı.
Guneye goc eden kaz katarlari, su gunlerde en canhiras cigliklariyla geciyor uzerimizden; yuzlercesi, binlercesi..
Yaşadığım şehir bir öğrenci şehri...bir ayrı coşkulu gençlik ruhuyla..her yer cıvıl cıvıl.
Ben de bir yolunu bulsam, pencereden içim hafiften titreyerek izlediğim şu muhteşem tabiate karışsam diyorum, en azından bir kaç saatliğine..
Zaman akıp gidiyor.
Saat gece yarisi..
Yarin da uzun.