Tuesday, September 2, 2014

DEVLET YAPISI

DEVLET YAPISI

“ İngiliz, Fransız , Amerikan ve Kanadalı ögrencilerden, filler hakkında bir makale yazmaları istenir. İngiliz öğrenci, makalesinin adını: Filler ve İmparatorlar, Fransız öğrenci, Filler ve Aşk; Amerikan öğrenci, Daha Büyük ve Daha İyi Filler  koyar. Kanadalı öğrenci ise, yazdığı makalesine, Fillerin Sorumluluğundan  Federal  mi Yoksa Eyalet Hükumeti mi Sorumludur, başlığını verir”.

                                                                         Robert Winter,  Bakan, 1966

 

Kanada’nın yönetim biçimi anayasal monarşi olan eyaletlerden müteşekkil bir konfederasyondur ve hem federal hem eyaletsel meclisi olan demokratik bir hukuk devletidir.

Ülkedeki “ Güç” taksimi  anayasaya göre şöyledir:

Piramitin tepesinde Genel Vali vardır.  Kanada Başbakanının seçtiği, İngiltere Kraliyetinin onayladığı GenelVali, anayasada, tüm gücü elinde tutuyor görünse de, bu gücü kullanmaya tevessül etmez. İkamet ettiği simgesel makamında, İngiltere Kraliçesini  temsil eder.

Vali’den sonra, Senatörler geliyor. Başbakanın seçip senatoya gönderdiği bu devletlülerin de, varlığı yokluğu pek belli değildir.  Eski  milletvekillerinin, partililerin, yandaşların ödüllendirildiği, yaptırımı kendinden menkul bir naz makamıdır adeta. Çoğu Kanadalının nazarında devlet bütçesine ektra bir yük olarak görülürler.

İcraatın başında Başbakan bulunur. Ülke genelindeki federal seçimlerle işbaşına getirilen partinin genel başkanı,  dört yıllığına ülkenin de patronudur. Kanadalı başbakanların (çoklukla  Fransız asıllı olurlar) ana görevi, ülkenin birliğini, dirliğini sağlamak…Çünkü, Quebeckli ayrılıkçıları idare etmek (onların gönüllerini hoş tutmak) başlı başına bir meseledir. Fransız kültürünün derin etkisindeki Quebeck, ülkenin en önemli eyaletlerindendir. Zaman zaman Yerliler ve Albertalılar da ayrılıkçılık türküleri tuttururlar. Alberta da, ülkenin enerji ve doğal gaz deposu olarak Kanadanın en zengin hem de en muhafazakar eyaletlerindedir.

Siyasi yelpazenin baskın iki rengi liberal ve muhafazakarlardır. Son iki semimdir de sosyalist partisi Ulusal Demokratlar sürpriz çıkış yaparak ana muhalefet konumuna geldiler. Amerikadaki Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, Kanadada Liberaller ve Muhafazakarladır. İktidar mücadelesi, bu iki taraf arasında sürer. 

Kanada  bir Commonwealth ülkesi… Küresel İngiliz  İmparatorluğu içinde özerk bir bağımsızlık durumunu ifade eden bu organizasyonun kıdemli ve önemli bir üyesi... İngilterenin büyük abilik yaptığı bu gönüllü birliğe bağlı elli üç ülke içinde hatırı sayılır yeri var Kanada’nın.  Pek çok ülkenin ( bazı arap ülkeleri dahil) üye olabilmek için yanıp yakıldıkları bu birliğin gücü,  Kanada’ya da güç katmakta.

Ayrıca Kanada, Nato, Nafta, UN, G8 gibi uluslararası kuruluşların  muteber bir üyesi. Bu prestijli üyeliklerine rağmen  ülkenin bir dünya devi olup olmadığı,  uluslararası arenada sözünün gerçekten de kale alınıp alınmadığı, ya da Kanada’nın gerçekten bir milli ses geliştirip geliştiremediği hususları, ülke entelektüellerince sık sık tartışılır.

Ben, Kanadalı romancı Scott Symons’ın biraz da istihza ve kümümsemeyle kullandığı “Bananacanada” yakıştırmasına katılmayacağım. Kanada, gezegenimizin saygın bir kara parçası olmayı sürdürüyor. Dünyanın en kaotik bölgelerinde Kanada bayrağı aranıyor. Kanadalı gazeteciler, yardım kurumları, bürokrat ve askerler gittikleri yerlerin insanlarına daha yaklaşılabilir ve iyi niyetli geliyor.  Bugün dünyanın en yakışıklı pasaportlarından birine sahipse Kanadalılar, bunu önce kendi sağduyularına, tolerans merkezli dünya görüşlerine,  sonra da Atlantikten Pasifiğe uzanan bu kocaman coğafyayı kavgasız gürültüsüz yöneten devlet adamlarına borçlular.