Sunday, September 14, 2014

TENCERE Mİ MOZAYİK Mİ!


Göçmenlik, dünden bugüne, Kanada’da en sıcak konu. Bütün  entegrasyon, asimilasyon, diskriminasyon, isolasyon...nösyonlu mevzuların ortak paydası imigrasyon ( göçmenlik)dur.

Göçmenlik Bakanı Muhafazakar Jason Kenney’in son çıkışı ile müzmin münakaşalara  yeniden  girildi. Bakan diyor ki: “ Kanada’nın iki resmi dili vardır. Bu ülkede yaşayan herkes, bu iki dili öğrenecektir. Ve dahi, yeni gelenlere, onların çocuklarına, geldikleri ülkenin dillerini öğretmek, Government of Canada’nın işi değildir!”

Yeni gelenlere, İngilizce ve Fransızca öğrenmek zorunda olduklarını, kendi dillerini ve kültürlerini  öğretmenin de göçmenlerin kendi işi olduğunu söylemenin neresi yanlış!
Milli kimliğin teşkil ve tesisinde sembollerin, simgelerin önemi malum. Mesela, yetmişiki milletin içtimagahı olan Amerika, milli kimliği için tencere (melting pot) metaforunu benimsemişken, Kanada, çokkültürlülüğünü formüle etmek için mozaik mecazını tercih etmiştir. Politikalarını, bu sembol doğrultusunda geliştirmiş.

Hakim renkleri ve desenleriyle birlikte, diğer çizgilere, renklere de hakk-ı hayat tanıyan; harcı, hoşgörü, saygı, birlikte yaşama bilinci olan bir mozayik motifi. Bu mozayik, Kanada’nın yıllardır büyük mücadelerle el ettiği uluslararası itibarıdır.

Ancak…Bakan Bey’in Muhafazkar kafasıyla, Kanada’yı özgürlük ve tolerans diyarı yapan mozayik motifinin yerine yavaş yavaş, Amerika’daki eriten pota konsepti ikame edilmeye çalışılıyor! Bakan Bey de açıkça, bu mozayik muhabbeti tavsadı artık diyor.
Kanadada küçük de olsa bir kesim, göçmenlere çok yumuşak ve aşırı hoşgörülü davranıldığı, hatta şımartıldıkları;  bazı sığınmacıların, göçmenlerin  ise devletin hoşgörüsünü taciz ettikleri düşüncesinde. Devletin, daha güçlü kural ve yaptırımlarla, yeni gelenleri topluma kolayca ve hızlıca monte etmesi gerektiğini savunuyorlar. Her yıl çok sayıda göçmenin ülkeye gelmesini de uygun görmüyorlar, gelenlerin de bir türlü entegre olamadıklarından yakınıyorlar. Bu kesim,  Çokkültürlülük konseptinin Kanada için iyi olmadığında ısrarcı.

Ben, Kanada’nın 30 yıldır uyguladığı Çokkültürlülük politikalarını başarılı bulanlardanım. Farklı olanı kabullenme, çeşitliliğe saygı, günümüz dünyasında Kanada’ya mahsus müstesna bir değer. Genel olarak, toplumda karşılıklı anlayış ve saygı var; huzur var…

Elverir ki, bu çeşitli kültürlülük, farklılıklardan beslenen zenginlik, kısır siyasi çekişmelere kurban edilmesin.


Bakan Bey, mazisini ve ülke gerçeklerini reddedercesine Amerika’ya sırtını yaslayacağına, kuru kuruya vatan millet anglosakson edebiyatı yapacağına; keşke göçmenlerdeki işsizlik, yeni gelenlerin eğitim durumlarının tanınması, göçmenlere dil öğretimi için tesis edilmiş ESL ve FSL Dil kurslarının  islah edilmesi gibi, entegrasyonun daha sağlıklı gerçekleştirilebilmesi için  makul şeylere kafa yorsa.