Saturday, July 12, 2014

AHMET SELİM'DEN İHYA

Ahmet Selim beyi zaman zaman okurum; okuduğum hiçbir zaman da pişman olmadım. Her zaman makul, derinlikli ve sağduyulu... 

Ramazanlaşmaya gayret ettiğimiz şu günlerde Ahmet bey, dikkatlerimizi asl olan hususlara çekiyor: Modernitenin rehnedar ettiği iç dünyamızı onarmak... Korkularımız var, istikbale matuf endişelerimiz var, kendimizle ilgili şüphelerimiz...

Ramazanı vesile kılarak içte derinleşme ve manen zenginleşme olmadan dünya dağdağasından emin olmak mümkün mü! Bir gönül adamı olan Ahmet Selim beyin İhya adlı yazısını arşivime ekledim. Yazının bazı yerlerini de buradan paylaşıyorum:

 

"Bugün insanlığın önündeki temel fikrî mesele, aklî olmaktan önce kalbîdir. Kalbin aydınlığı yeterli kıvama ulaşıp “iç iletişim” hatlarına işlerlik kazandırmadıkça; akıl, düşünce üretemez. “İrade-şuur-akıl-inanç” ahengi sağlanmadıkça, nefs, en tepeye kurulur; insan sadece istismar ve sapma teknikleriyle uğraşan bir robot haline dönüşür. Nefsanî esaret mahkûmlarının hürriyet talepleri işte bunun için komiktir.
Bugün insanın iç meselesini çözmeden; zaten belli olan ve kolayca izah edebileceğimiz “iktisadî-siyasî-sosyal” meselelerin çözümünü gerçekleştiremeyiz.
... “İnsanı ihya”dır asıl meselemiz. Bu günler, “ihyâ” şuurunu şümullendirmenin mübarek vesileleridir… İnsanı ihya, insanı İslam ile ihya… Bütünlük hakikatinin tevhidi ışıklarına gönlümüzü zihnimizi açma… Manevi hayatımız gelişmeden fikri hayatımız gelişmez, parçabuçuk çabalamalar karanlık sularda eriyormuş gibi kaybolup gider.


Önce bir müddet çekilip sonra daha yüksekçe ve bolca geri dönen medcezirlere benzemesin Ramazan ve oruç anlayışımız. Sakinleşin, derinleşin, durgunlaşın, içinize bakın ve tefekkür etmeye çalışın ne olur.