Wednesday, July 9, 2014

RAMAZAN 1

Ortasına geldik bile. Mağfirete, marifete...
Ramazan,  an be an, sahuruyla, iftarı ve teravihiyle manevi güzelliklerini hissettirdikçe hissettiriyor; yeni yeni tefekkür ve tefeyyüz menfezleri açıyor. Gecemizi gündüz, gurbetimizi kurbet eyliyor.

Ülfetimiz ziyadeleşiyor, ünsiyetimiz pekişiyor. Sanki bir ömür kendisiyle her gün görüştüğümüz bir ehl-i gönül sıcaklığı ve sekinesi ile bizi kendisine alıştırdıkça alıştırıyor. Bilmem ki onsuz ne yapacağız!

Ya da daha önce ne yapıyorsak öyle yapmaya, yani isyan deryasında debelenmeye, nefessiz kalmaya ve ilhamsız yaşayıp gitmeye, nisyan vadilerinde serseriyane dolaşıp durmaya devam mı edeceğiz, hafizanallah!

Ramazan güzellikleri çoğaltma ve diğer günlere de, bir ömre taşıyabilme için ruhu ve bedeni terbiye mevsimi. Seni bu yıl bir özge sevdim Ramazan, ne olur tut beni...