Thursday, July 31, 2014

MÜSBET HAREKET

Türkiyemizde şahsi menfeatlerini bir kenara bırakacak, şimdi şahsi ikbal hayalleri kurma, kariyer planları yapma zamanı değil diyebilecek şahsiyetlere ihtiyaç var. Himmeti milleti olan alicenaplara...
Şeyhül-İslam Mustafa Sabri Efendi'nin geçen yüzyılın başında dediği gibi: Dünyasından, hatta ahiretinden bile geçebilecek fetalara...

Bu materyalist çağda çok idealist bir hüküm belki, ama en azından ve hiç olmazsa, bu ruhu temsil edebilecek, toplumsal hayatla barışık ve uyumlu bir şahs-ı maneviye, vizyoner ve aynı zamanda hakkaniyetli bir cemaate... Hizmet Hareketi, kurucu fikirleri, yetiştirdiği binlerce şahsiyet, dünyanın her köşesine yayılmış, fedakar ve civanmert halkın gayretleriyle bina edilen kurumlarıyla... cihan çapında böyle bir idealizmi temsil ediyor.

Bugün, Hizmet Hareketi'ne, mal bulmuş mağribi gibi hücum eden bir güruh var, bir şirzime-i kalil. Dedikodudan öte geçmeyen delil ve söylemlerle yaratılan algıların yönettiği olağanüstü bir dönemden geçiyor ülkemiz; şüphesiz bu muvakkat bir dönem. Çok sıkıntılı ama geçici. Ak ile karanın böylesine içiçe geçtiği bir dönem uzun süreli olamaz...Öyleyse, Hizmet Hareketi'ndeki şahsiyetlerin de kendilerine karşı sergilenen bu tahammül-fersa saldırı ve baskılara rağmen dişlerini sıkmaya, bu da bir imtihandır ve geçer ya Hu demeye, kan yutsalar da kızılcık şerbeti içiyoruz rızasıyla ve mütevekkilane davranmalarına ihtiyaç var, ki umumiyetle de böyle bir tavır sergileniyor nitekim...Dem fedakarlık demi.

En az, adaleti tatile çıkaranlar kadar cesur olunmalı, vurulan yerden ses getirilmeli...ama insaflı olarak, hakkaniyetli olarak..kendine yakışan üslup güzelliğinden taviz vermeden...Üslubum, namusumdur diyerek.

Aynı zamanda...halka karşı mürüvvet-mend olmak gerek! Halkımız kadir-şinastır, bu günler gelip geçince ehl-i salat olan umum halk, Hizmet'e karşı muhabbetini yeniler; hatta bir kısmı nedametini de sergiler. 

Ortalığı menfeat-i şahsiyesi için velveleye verenlere gelince...kendi yumurtalarını pişirmek için ülkeye ateş salanlar, felaket tellalları, eyyamcılar...her dönemde vardılar ve ne yazık ki hasireddünya ve-l ahire tokadına müstahak olmak kaderleridir....velev ki, bugün hep bütün kazanç gibi görünen dünaylıklarına olsa da...

....devranı tersine döndürecek güç, müspet harekettir.