Sunday, July 6, 2014

her dem ter u taze

Son zamanlarda, kendini hayata karşı isteksiz ve hatta sıkılmış limon gibi mi hissediyorsun! Bir teselli verecekse hemen söylemeliyim ki, yalnız değilsin...

Yaptığı işlerle bir türlü tatmin olamayan, zamanını sürekli boşa harcadığını düşünen ve olur olmaz sebeplerle için içini yiyen milyonlarca insan var. Kötü olan bunu nasıl yenebileceğinin, eski aşk ve şevkıni tekrar nasıl elde edebileceğinin bilinememesi… bir türlü şeytanın bacağını kırılamaması...

Mesela, benim dağlar kadar kederim olsun, bir kaç sayfa okumak her türlü kasveti alıverir üzerimden, dünyanın en mesut adamı oluveririm, bir süreliğine de olsa! Bir okuma-terapisi benimkisi. Bunu yazarak yapanlar da var. Okumak, beni benden alır, keyifli seyahatlara gönderir.
Kütüphanemde öyle şahane kitaplar vardır ki, beş on dakika okumayla ruhum gül gülistan olur. Niyazi’nin bir gazeli, Tanpınar’dan rastgele bir kaç sayfa. Ya da dergiler. Bu da bir tatmin ve teselli yöntemi…

Herkesin farklı farklı keder ve kasvetle başa çıkma yöntemi, isterseniz savunma mekanizmaları da diyebilirsiniz, var.

Biraz nefes almak ve rahatlamak için  bir kaç önerim daha var:

1- Farklı bir meşgale:

Gün boyu yapageldiğizi işleirmizin çoğu yıllar boyu edindiğimiz alışkanlıklarımızın etkisinde biçimleniyor. Yataktan kalkmamızdan, dişimizi fırçalamaya, kahvaltımıza kadar…Otomotik bir hayat.
Her gün aynı yoldan gitmek, aynı işleri yapmak, aynı insanları görmek...Her gün bal yense, bıkkınlık verir demiş ya atalar…

Farklı bir yoldan işe gitmek, hatta gitmemek ve evde çok daha önemli bir iş görmek…nicedir görmediğin bir arkadaşını aramak. Genel ilgin dışında olan bir kitaba gömülmek... yani bir şekilde bir süreliğine de olsa, rutini kırmak…zor mu!

2. Hayattaki amaçlarımız... 

Her gün tekrar be tekrar yapageldiğimiz işten bir usanç hisseder, sıkılır ve kendimizi, ben şu anda ne yapıyorum sorusunun tam ortasında buluveririz ya bazen. 
Yaptığımız işin anlamını ve bizim için önemini hatırlatmak gerek. Unutma ki insan nisyan ile maluldür.

3- Güneş ışığı:

Bazen belki de ihtiyacımız olan tek şey biraz güneş ışığıdır. Güneşli bir havada bezgin, sıkkın olmanın imkanı var mı! Ya da geceyse eğer, ay ışığı...

4. Mola: 

Bazen sadece ruhumuz değil, bedenimiz ve beynimiz de hiç bir şey yapmak istemiyor. Güzel bir uyku bazen en kesif dertlerimizi tar u mar edebilir, bize taptaze bir perspektif sunabilir. 
Kendimizle, başbaşa bir kaç saat bizi hayata yeniden döndürebilir, aşk ve şevk kanatları takabilir ruhumuza...