Monday, July 28, 2014

RAMAZAN VE MANEVIYAT

Ramazan, maneviyat mevsimi. Hayatımızın manasını arama ve bulma fırsatı.

Şeytanın bağlandığı, cehennem kapılarının sürgülendiği, kalplerin tasaffi ettiği kurnasında yunup yıkandığı, nefislerin tezkiye imbiklerinde süzüldüğü, ruhların tevbe yağmurlarında yıkandığı, arındığı, yüceldiği...gufran ayı.

Zihnen tefekkür, lisanen ve kalben tezekkür, ruhen de tenevvür mevsimi.

Daha fazla adanmışlık, sehavet ve feragatle, ihsan ile Gaffar'a adım adım yaklaşıldığı, O'nun bize koşarak geldiği kendi sidetül müntehamızda, A.H.Tarhan'ın "dizlerin nerde ey Rab"  ufuklarında Zat-i zül-cemal ile hem-dem olduğumuz kutlu zaman dilimleri...

Daha iyi bir insan, baba, eş, iş arkadaşı, dostlarla daha bir kaynaşma..ve dost-ı hakiki ile daha derin bir münasebet...

Enfusi tefekkür, en az yaptığımız. Yapmayı en az bildiğimiz. Zihni ve ruhi temizliğe, duruluğa ve saffete giden yol burdan geçiyor oysa.  Ruhu, nefsi, kalbi, bedeni temizleme, arındırma yolunda altın fırsatlar sunuyor bu manevi seyahat...

Oruç, sadece bedenimizdeki sindirimi rahatlatmıyor, ruhumuza etrafımızdaki çirkinlikleri daha kolay sindirmeyi, güzellikleri hazmederek şahsiyetimize mal etmeyi de sağlıyor.

Bunu iftar başındaki tefekkürümüzle, teravihteki tedrici arınmalarımızla, salavatlerin muskisinde ruhumuzu raks ettirmemizle, sahurlardaki serinlikle, küçük itikaflarımızdaki sükutiliklerle...yapmak.

Cümle ihvanın bayramı mübarek olsun. Bizi Ramazanın hakkını verenlerden eylesin.