Monday, March 10, 2014

SEBİLÜRREŞAD

İslamcılık düşüncesinin en etkin yayın organlarından olan Sebilürreşad, Takrir-i Sükun ile kapatılınca, çok partili hayata geçişte, Mayıs 1948'de  tekrar yayınlanmaya başladı.

Bu dönemde dergi farmasonlukla ilgili önemli yazılar yayınladı. İslami muhalefetin sesi soluğu oldu. Derginin adeta herşeyi olan Eşref Edip Fergan cesur ve müstakil şahsiyetiyle adını sadece basın tarihiize değil, düşünce tarihimize de altın harflerle yazdırdı. Evlad u eyali rağmına mazlumun yanında yer aldı. Dergi, İslami düşüncenin platformu oldu. Cevat Rıfat Atilhan ve Raif Ongan gibi milliyetçi sesler de derginin önemli bir parçası haline geldi.

Çok partili dönemde partiler üstü bir siyasi tutum beniseyen dergi, önceleri CHP, daha sonraları da DP eğilimli bir yayın politikası benimsedi. Derginin 1950'lerdeki yayın politikalarında başgösteren bu değişikliklerın iyi irdelenmesi, siyasi tarihimiz açısından da önemli neticeler verir.

Dergi son dönelerinde Menderes Hükumetini, özellikle de Menderes'i çok sert eleştirdi. Vatanperverliğinden, İslami anlayışındaki selametten, düzgün yaşantısından kimsenin şüphe duyamayacağı Eşref Edip Bey, daha önce desteklediği Menderes'i niye eleştiriyordu! Said Nursi'nin ölümünde özel sayı çıkaran, Bediüzzaman ile ilgili yazdığı fevkalade önemli ve sonra Tarihçe-i Hayat adlı esere de bir kısmı dercedilen bir yazı  yazan Eşref Edip, 1960 Darbesinde, dönemin hemen hemen bütün İslamcı basını gibi, sessizliğe gömüldü!

Sebilürreşad dergisi ve sahibi Eşref Edip Bey...Cumhuriyet tarihimizin önemli isimleri...Eşref Edip Bey, herşeyden önce müstakil kalınarak, hak ve hakikate tercüman olunabileceğini gösterdi. Hür tefekkürün kalesi eylediği dergisini dünyalık meta için çıkarmadı, muktedirler zamanında eyvallahsız yaşayarak hak bildiği yolda tek başına da kalsa yürüdü.

Bu akşam 1950'lerdeki sayıları arasında kayboldum. Konuştuğumuz konular da aynı konuşamadığıız konular da...
Dergilere yansıyan merhum Menderes dönemiyle bugünkü Türkiye arasında benzerlikler çok. Kimler gelmiş kimler geçmiş. Güzel insanlar güzel eserler, hoş sadalar bırakarak dünyayı terk etmişler. Bediüzzaman'dan mülhem şunu dedim: İyiler için yaşasın cennet!