Wednesday, March 19, 2014

SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM

Tanımadığım kişiler hakkında niye israf-ı kelam edeyim!
Filhakika, bazı gasteci esnafı  kendilerini tanımamız hakkında kifaf mikdarda malzeme de vermiyor değil!
Pro-AKP mecralarından birinde hem idarecilik, hem muharrirlik, hem seyyahlık (uçakla ama) yapan bir arkadaş, bir hayli zamandır Cemaat hakkında çala kalem ver yansın ediyor.. ve dahi bu cemaatin lideri hakkında! Bunda ne var diyen olabilir, çünkü o tür pro-AKP matbuatının alemet-i harikası bu zaten. Bir gasteci arkadaşın deyişiyle, öyle yazmasalar zaten basılmaz bu ceffel kalem yazdıkları şeyler.  Ehh iyi o zaman, Allah mübarek etsin! İşleri zor.Her gün her gün.

Az önce bahse medar ettiğim mezkur şahsiyet diyesiymiş ki, Gülen, ABD'den çıkarılacakmış ve kendisine yer bakıyormuş Afrıka'da... Hatta bu memalik-i ananasiyye bile olabilirmiş.
İmdi, burada bir belge, bulgu,bilgi var mı! Hak getire..şeytan götüre! Ya! Sadece muhteris bir kehanet var. Ama eksik. Peki cehaletten mi! Bilemem. Bu zat-ı muhterem Gülen'i de ziyaret etmiş yakın bir vakıtta. Ben de Gülen'le birlikte çektirdiği fotoğraflarından söylüyorum bunu. Ama tanımamış. Benim bildiğim Gülen, iş o noktaya gelsin alır ceketini gelir Türkiye'ye. Nokta!

Bu arada ceket demişken... Kul Ahmet'in ceketi misali, bu ceket de yazarımızın diline dolanmış son yazısında. Mesela diyor ki:

"Fethullah Hoca'nın röportajlarını okurken beni en çok onun ceketi ilgilendirdi.Dostoyevski gibi bir an durup, 'Bu hizmetler bu ceketten çıktı' demek geldi içimden."

Tam isabet! Evet o hizmetler, evlatlarının tahsili için ceketlerini bile satıp onları okullara gönderen Anadolu babalarının maddi manevi himmetlerinden çıktı! Bir de yazarımız ikide bir "140 ülkeye ulaşan hizmetler" tabirini kullanıyor. Düzelteyim. 140 değil, 160.